<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dubluve.net &#187; Kişisel</title>
	<atom:link href="http://dubluve.net/category/kisisel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://dubluve.net</link>
	<description>Biz de yazılımcıyız</description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 May 2012 18:29:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Biz bilgisayarı çok yanlış öğrenmişiz&#8230;</title>
		<link>http://dubluve.net/2011/10/07/biz-bilgisayari-cok-yanlis-ogrenmisiz/</link>
		<comments>http://dubluve.net/2011/10/07/biz-bilgisayari-cok-yanlis-ogrenmisiz/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 07 Oct 2011 21:13:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emre Macit</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar tavsiye]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayarı doğru öğrenmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://macitemre.wordpress.com/?p=109</guid>
		<description><![CDATA[Bilgisayar dünyasına ilk önce windows 3.1 ile girmiştim. (Dükkanımızda duruyordu) Amacım oyun oynamaktı. Bilgisayarımın faresi yoktu. klavyedeki kısayolları öğrenerek, 3.1 de sadece solitaire oynayabiliyordum. Simgeler görüyordum pencerelerin içinde. sırayla gezip enter&#8217;a basıp ne var içinde diye bakıp çıkıyordum bir de en fazla. Aslında programlara verilen isimler de bilgisayarın yaptığı işi niteler nitelikte değildi. Daha çok, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilgisayar dünyasına ilk önce windows 3.1 ile girmiştim. (Dükkanımızda duruyordu) Amacım oyun oynamaktı. Bilgisayarımın faresi yoktu. klavyedeki kısayolları öğrenerek, 3.1 de sadece solitaire oynayabiliyordum. Simgeler görüyordum pencerelerin içinde. sırayla gezip enter&#8217;a basıp ne var içinde diye bakıp çıkıyordum bir de en fazla.</p>
<p>Aslında programlara verilen isimler de bilgisayarın yaptığı işi niteler nitelikte değildi. Daha çok, &#8220;sanki bilgisayarda değilde gerçekten yapıyormuşçasına&#8221; koyulmuş isimlerdi. Masaüstü. Pencere. Bişey sihirbazı. Bişes asistanı, bişey yardımcısı, bişey getiricisi, bişey yöneticisi bunlar dur durak bilmeden arttı ve arttı.</p>
<p>bir süre bilgisayarla ilişkim olmadı. Orta 3 e giderken ilk bilgisayarımı aldı babam. içinde windows 98 vardı. Mutlaka pentium olsun celeron olmasın dediler. öyle yaptık. Çat pat bildiğimiz Mhz teriminin bize kazık yedirmesini engellemek için böyle hakkında çok bilmediğimiz konularda da bilgiçlik taslayarak sağa sola, istediğimz gibi bir şey aldırabildik. Ama bir dogma böyle böyle başlıyordu, bundan haberim yoktu.</p>
<p>bilgisyarımda amacım %80 oyun oynamaktı. %10 ICQ, MSN Messenger, internet, %10 da müzik dinlemek idi. Google a da girmiyordum. (girmem için bir sebep yoktu belki o sıralarda) Yahoo felan vardı.</p>
<p>Başlangıç sayfamı boş atadığımda sanırım 6-7 ay geçmişti. Mutlu olmuştum. Şart sanıyordum, açılınca o sitenin açılması, kahrolası microsoft bişey sitesiydi.</p>
<p>Bilgisayarla ilgili bildiğim her şey &#8220;Magic of the computer&#8221; kitabına, yani bir hayranlığa dayanıyordu. İnternet üzerinden Age of Empires 2 oynadığımda (zone.com üzerinden) Bilgisayarın bunu nasıl oluyor da yapıyor olduğunu değil, nasıl daha hızlı atlı üreteceğimi düşünüyordum, tüm çevremdeki arkadaşlarım gibi.</p>
<p>Lise 3 e giderken yanlışlıkla bir dosyanın uzantısını html yaptığımda onun simgesi değiştiğinde ise kafamda bir çığır açılır gibi olmuştu. Kısa süre sonra kural mural bilmeden html yazabilmeye başladım. Üniversiteye girdiğimde laylaylom. Sağdan soldan bieşyler bakardım ama amacımız ancak 3. sınıfta biraz ortaya çıktı. Sonra da zaten mevcut işime girdim.</p>
<p>Tamam iyi güzel biliyoruz veya araştırıp bulabiliyoruz bir çok şeyi ama, pointer&#8217;ı bilmeyip Object oriented, http nedir bilmeden get&#8217;i postu öğrenmeye(!) başladık.</p>
<p>Şimdi ise bazen iş arkadaşlarımla 5 dakikada dünyayı kurtardığımız oluyor. Sebebi, yaparken basit düşünememek. Ya da komplekslik seviyesini iyi ayarlayamamak. Henüz halen bir socket programlama bilgim yok, veya bir web serveri yazacak bilgim yok.</p>
<p>Sadece sıkıştığımda daha basit düşünüyor, ve birkaç ders analtabildiğim genç arkadaşlarıma doğru yönlendirme yapmaya çalışıyorum. Kendimin üzüldüğü şeyleri onlara hızla geçmeyip, üzerlerinde durmaları gerektiklerini alttan alttan söylüyorum.</p>
<p>Üzülüyorum kendime baktıkça. Daha çok şeyler yapabilirmişiz, bazı şeyler ortaya bile çıkmadan. Bilgsiayarı bilmek msn şifresi bulmak değilmiş, veya oyun cracklemek değilmiş. Sonradan öğrendik biz de. Bilgisayar herhangi bir işletim sistemindeki komut satırı imiş.</p>
<p>Komut satırına c:/ veya $: yazmak yerine &#8220;Amacın Ne ? &#8221; yazarsa günün birinde bir işletim sistemi, belki o nesil %50 daha başarılı olur benim takıldığım konuda. bazıları da benim gibi bilgisayarda herşeye (karman çorman) sardıktan sonra &#8220;Bu bilgisayar Nasıl Çalışıyor&#8221; diye haykırıp, kendini mikroişlemci kitaplarında bulabilir.</p>
<p>Kaybolup bulun kendinizi, Bir an önce kaybolun ki bir an önce bulun..</p>
<p>Diyeceğim o dur ki, biz bilgisayarı çok yanlış öğrenmişiz. Ben ve bir çok etrafımdakiler. Dogma mağdurları&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dubluve.net/2011/10/07/biz-bilgisayari-cok-yanlis-ogrenmisiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sinirli ve Can Sıkıcı Anlarda Fiziksel Ortam Değişikliği</title>
		<link>http://dubluve.net/2011/07/07/sinirli-ve-can-sikici-anlarda-fiziksel-ortam-degisikligi/</link>
		<comments>http://dubluve.net/2011/07/07/sinirli-ve-can-sikici-anlarda-fiziksel-ortam-degisikligi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Jul 2011 21:40:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Emre Macit</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Software]]></category>
		<category><![CDATA[davranış]]></category>
		<category><![CDATA[sonsuz döngü]]></category>
		<category><![CDATA[yazılım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://macitemre.wordpress.com/?p=37</guid>
		<description><![CDATA[İnsanoğlu gün içinde bir çok hadise ile muhatap olmak durumunda kalabilmektedir. Bu durumlar bazen sinirlendirici bazen de can sıkıcı olabiliyor. Bu durumlarda yapılabilecek doğru bir hareket tarzı var. Genellikle belirtilen durumlarda insan mantıksal açıdan doğru karar veremeyebiliyor. Bir problem ile uğraşırken yanlış bir çözüm, herhangi sinir bozucu bir şeyden ötürü de ileride kötü sonuç doğruabilecek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanoğlu gün içinde bir çok hadise ile muhatap olmak durumunda kalabilmektedir. Bu durumlar bazen sinirlendirici bazen de can sıkıcı olabiliyor. Bu durumlarda yapılabilecek doğru bir hareket tarzı var.</p>
<p>Genellikle belirtilen durumlarda insan mantıksal açıdan doğru karar veremeyebiliyor. Bir problem ile uğraşırken yanlış bir çözüm, herhangi sinir bozucu bir şeyden ötürü de ileride kötü sonuç doğruabilecek kararlar alabiliyor. Bir çoğunda da insan bir süre sonra yanlış karar verdiğini görüyor. Uzmanlar bu gibi durumlarda içinde bulunduğunuz fiziksel koşulları kısa bir süreliğine terk etmeniz durumunda daha mantıklı davranabileceğimizi söylüyorlar. Bence de gayet mantıklı.</p>
<p>Örneğin bir telefon görüşmesi sonrasında sinirlenen bünyemiz, görüşmeyi yaptığımız o odadan çıkıp başka bir ortama girdiğimiz takdirde çok daha hızlı toparlayabiliyor. Ayrıca belirtilen duruma takılı kalmamızı engellemiş olup, o durumdan çıkmamız için beyin kendine yeni bir ortam açmış oluyor. Tıpkı çeşitli IDE programlarında yeni bir workbench açmak gibi bir şey bu. Beynimize yeni bir workbench açıp içerisinde kullandığımız dosyaları yeni baştan yapılandırmak gibi.</p>
<p>Başka bir örnek de, bir probleme takılıp kaldık. Bir algoritma var, normalde bunun kurgusunu çok rahatlıkla yapabileceğinizi biliyorsunuz fakat, her nedense, bir türlü yerine oturmuyor. Bu gibi durumlarda kısa bir çay molası, arkdaşlarınızla yapacağınız küçük bir sohbet veya bir kaç espri, içinizde devam etmekte olan (bir nevi sonsuz döngüde devam eden) işlemlerin sonsuz döngülerini kırmaya yarıyor. Böylelikle tekrardan işinizin başına döndüğünüzde kişi, &#8220;Evet şimdi şuradan itibaren tek tek adım adım ilerleyeyim&#8221; demeyi akıl edebiliyor. Ve ya bunun gibi bazı çözümlemeler yapmayı aklına getirebiliyor. Bu da eldeki hususun aslında çok daha hızlı çözülmesini sağlıyor. Geçen gün ext js framework ile bir dropdownın içini remote gelen veriyle doldurmak için 2 saat uğraştım sanırım. Ertesi gün bunu yapmam 10 dakika sürdü  örneğin&#8230;<br />
Özetle beyin, o sorun ile ilgilenirken etrafta görmüş olduğu şeyleri o problemin takılı kaldığınız noktalarıyla bağdaştırdığı için, bir şekilde takılı kalma işlemi (sonsuz döngü diye tabir ettiğim şey) devam ediyor. Ortam değiştirerek ise kafamızda üstü kirli bir masadan, temiz bir masaya geçmiş oluyoruz. Bu sırada da beynimiz, kendi masamızı temizlemiş oluyor.</p>
<p>Bunu herkes uygulayabilir. Ben yaptığımda işe yaradığını görüyorum. İlgisini çekenlerin de bu yazıyı okuduklarında elbet mantıklı bulacaklarını düşünüyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://dubluve.net/2011/07/07/sinirli-ve-can-sikici-anlarda-fiziksel-ortam-degisikligi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
<!-- This Quick Cache file was built for (  dubluve.net/category/kisisel/feed/ ) in 0.56972 seconds, on May 20th, 2012 at 2:20 am UTC. -->
<!-- This Quick Cache file will automatically expire ( and be re-built automatically ) on May 20th, 2012 at 3:20 am UTC -->
